Alkol, Kokain ve iPhone 5…


Müjdeler olsun; Apple, I-phone5’in lansmanını yaptı, Türkler olarak biz de 3 vakte kadar kendisine kavuşuruz. İlk cep telefonu görünümlü takozuna 23 yaşında kavuşmuş biri olarak zamanenin tepkilerini anlamakta zorlanıyorum diyeceğim ama benden 10 yaş büyük, koca koca adamların/kadınların bile son birkaç senedir iphone modelleri ile kafayı bozması, 3’ü gitti, 5’i geldi diye ortalığı ayağa kaldırmaları, “dur bakalım, ne oluyoruz?” dememe yol açtı. İçki, sigara, kadın üçlüsünü biliyorduk, bunlara Seks, PC oyunları, Alışveriş gibi son model bağımlılık türleri de eklenmişti ama cep telefonu da aynı etkiyi yapıyor olabilir miydi?

Stanford Üniversitesi’nin Amerika’da yaptığı bir araştırmaya göre, araştırmaya katılanların %34’ü kendilerini telefonlarına bağımlı hissettiklerini, %32’si ise yakın gelecekte bağımlı olmaktan endişe duyduklarını belirtmişler. Hadi, burası tüketim toplumunun tavan yaptığı Amerika diyeceksiniz, ülkemizde durum ne kadar farklı acaba? Araştırma yapmaya gerek bile yok, güya romantik akşam yemeğine çıkmış ama birbirlerinin yüzü yerine telefon ekranına bakan çiftlere, uçağın tekerleği piste değer değmez telefonunu açmak zorunda hissedenlere (30 TLlik promosyon bileti ile uçmuyor olsam etrafımdaki herkes devlet erkanı ve telefonlarına bakmazlarsa vatan elden gidiyor sanacağım), sürekli aldıkları maaşın boğaz tokluğuna yetmediğinden şikayet edip, sonra size elinde “elmalı” bir kutu ile koşarak “bak, eltimlere Amerikadan ne getirttim!” diye bağıran dostlarınıza bakarsanız güzel yurdumda da vaziyet farklı değil.

Siz de bu alandaki ruh sağlığınızı kontrol edebilirsiniz, cep telefonunuza günde ortalama kaç kez bakıyorsunuz, mail ya da sms geldiğini belirten sesi duyduktan ne kadar sonra bunlara hemen cevap verme gereği duyuyorsunuz, tatilde ya da gece uyurken telefonunuz kapatıyor musunuz, uyurken telefon hemen başucunuzda mı bekliyor? Yine araştırmalar gösteriyor ki, gittikçe artan sayıda insan sabah çişini bile yapmadan önce hemen başucunda duran telefonundaki maillerine bakıyor, sms’lerini kontrol ediyor, sosyal medyaya şöyle bir dalıp çıkıyor. Dikkatli olun, “içkim, sigaram yok çok şükür” derken, nur topu gibi başka bir bağımlılığınız olabilir.

Tüm telefon markaları içinde, bağımlılığa daha müsait olan tek bir tanesi var ki, hayranları adeta bu markaya dinsel bir bağlılık hissediyor; evet doğru tahmin, Apple ve i-phone’dan bahsediyorum. Apple müridleri, diğer tüm teknolojik markaları küçümsemeleri, Apple öğretilerine tam bir sadakat göstermeleri, Apple aleyhine konuşursanız inançlarına küfretmişsiniz gibi saldırganlaşmaları ile resmen fanatik dindarlara benzer davranışlar gösteriyorlar.

Amerika’da beyin aktivasyon metodu ile araştırma yapan bir şirket, Apple tutkunlarının beyin dalgalarını incelemiş. Iphone gördüklerinde, çalan ya da titreşen bir telefon sesini duyduklarında bu kişilerin beyinlerindeki bağımlılık bölgelerinin harekete geçip geçmediği kontrol edilmiş. Size bir iyi, bir kötü haberim var. Iphone’u alkol, sigara ya da kokainle aynı kefeye koyamıyoruz, beynimizde bu tip bir harekete neden olmuyor, bu iyi haber. Daha enteresan olanı ise bu insanların gerçekten iphonelarını çok sevdiklerini yine beyin aktivasyonlarına bakarak anlayabiliyoruz. Bu öyle bir sevgi ki, eşlerini, bir dostlarını ya da evcil hayvanlarını gördüklerinden beyinlerinde hangi bölge harekete geçiyorsa, iphone’u gördüklerinde de yine aynı bölge harekete geçiyor! Yani bilimsel olarak bir bağımlılıktan bahsedemesek bile duygusal olarak “gerçek aşk”la karşıkarşıyayız! (kaynak: Martin Lindstrom, Brandwashed kitabı)

Yetişkinler bu haldeyken çocuklar daha beter elbette. Zengin muhitlerde gezerken mutlaka elindeki iPhone’u gözünüze gözünüze sallayan yeniyetmelerle karşılaşıyorsunuzdur. Bunların 14-15 yaşındaki versiyonlarına bile bir şekilde alışmıştım ki geçenlerde bir dostumdan dinlediğim hikaye tüylerimin diken diken olmasına ve içimde o okuldaki veletleri (ve ebeveynlerini tabii) eşek sudan gelene kadar dövme isteği uyanmasına neden oldu. Dostumun henüz 9 yaşındaki yeğeni bir özel okul öğrencisi ve eski model bir Nokia ile okula gidip geliyor. Blackberry ve iPhone’ların son modellerinin silgi niyetine boyuna geçirildiği bu okulda, bazı arkadaşları tarafından, kullandığı telefon yüzünden “ne kadar eziksin” diye tepki görüyormuş! Şimdi lütfen biri bana binlerce lira verilerek gönderilen bu okuldan nasıl sağlıklı bir nesil çıkabileceğini grafiklerle anlatsın.

Bu gerçekleri öğrendikten sonra, önümüzdeki günlerde yaşayacağımız iphone 5 çılgınlığına daha farklı bir gözle bakacağım. Dükkan önünde uyumalar, saatlerce kuyruk beklemeler, dişinden tırnağından arttıranlarla birlikte yeni hiçbir şeyden kusur kalamayanların çığlıklarıyla renklenecek günler var önümüzde. Gözümden yaşlar gelerek takip ettiğim Zaytung’daki konu ile ilgili haber, yine çoğu haberlerinde olduğu gibi ger
çekten o kadar uzak değil aslında, sizi bu karikatürize Apple hayranı ile başbaşa bırakmak istiyorum.
Şimdiden hepimize daha ince, daha hızlı, daha havalı iPhone’lu günler…

www.zaytung.com/haberdetay.asp?newsid=190270

Reklamlar

aychaist hakkında

Born and lives in İstanbul, writes short stories and publishes them in Turkish literary journals. Blog is mainly about stories and books but covers other personal interests too.

Eylül 23, 2012 tarihinde Kitap, İnsanlık Hali içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: