Brandwashed


Bugünlerde elimden düşmeyen kitap Martin Lindstrom’un uzun zamandır beklediğim kitabı, Brandwashed. Lindstorm, İngilizcedeki beyin yıkama anlamına gelen brainwashed kelimesi ile oynayarak bizi, tüketim çılgınlığına sürüklemeye çalışan (ve çoğu kez başaran) markaların yaptığı “yıkama” anlamına gelen güzel bir kelime keşfetmiş ve kitabın adı yapmış.

Kitabın giriş kısmında yazarın kendi üzerinde yaptığı bir araştırmayı özellikle paylaşmak istedim. Markaların hayatımızdaki önemini tam anlamıyla anlamak ve onlarsız yaşamın ne kadar mümkünsüz olduğunu göstermek adına kendi kendiyle bir anlaşma yapıyor; tam tamına 1 yıl boyunca markalı hiçbir ürün satın almamaya/kullanmamaya karar veriyor!

Markadan kastettiğimiz şey ise sadece Gucci bir takım, Rolex bir saat ya da Porsche bir araba değil, dişmacunundan şampuana, içkiden hamburgere kadar marka değeri taşıyan her üründen muaf olmayı seçiyor. Adamın senenin 10 ayını iş için yolculuk yaparak geçirdiğini de işin içine katarsak zaten ne kadar imkansız bir oruca kalkıştığını anlamak zor değil. Örneğin uçakta soğuk bir şeyler içmek istediğinde Coca Cola ya da Pepsi alamıyor, markalı bir kadeh şarabın tadına varamıyor, prestijli otellerin hiçbirinde kalmıyor, traş olmak için Gillette kullanamıyor…vs. Uçak yolculuklarından birinde, çok önemli bir konferans öncesi havayolları bavulunu yanlış yere gönderdiğinde bile markalı bir t-shirt almıyor ve son derece önemli bir izleyici topluluğunun karşısına havaalanından aldığı ucuz, turistik bir t-shirtle çıkıyor. Nefsiyle girdiği bu savaş aynı zamanda ona gelen hediyelerin karşılığını da verememek demek. Düşünsenize belli bir çevreniz var, size son derece şık, anlamlı hediyeler armağan eden dostlara sahipsiniz ve karşılığında hepsinin doğumgününü, yılbaşını ve ev ziyaretlerini eliboş geçiyorsunuz!

Yazarımız da en sonunda pes ediyor zaten ve tekrar tüketimin ve markaların arasına karışıyor. Ancak markasız bir dünyanın günümüzde ne kadar imkansız hale geldiğini açıklamak adına Brandwashed’u kaleme alıyor. Daha bebeklikten, hatta anne karnından itibaren nasıl marka bağımlısı hale geldiğimizi anlamak için kitap çok güzel bir kaynak. Mutlu olmanın, önemli biri olmanın, “cool” olmanın yolunun daha fazla alışverişten geçtiği anlayışının nasıl pompalandığını merak ediyorsanız, işte bu tam size göre bir okumalık. İster sektörde çalışan olun, ister herhangi bir tüketici, Lindstrom’un kitabını keyifle okuyabilirsiniz. En iyisi kitabın ne hakkında olduğunu bir de Lindstrom’un kendi ağzından dinleyin…

Reklamlar

aychaist hakkında

Born and lives in İstanbul, writes short stories and publishes them in Turkish literary journals. Blog is mainly about stories and books but covers other personal interests too.

Ağustos 18, 2012 tarihinde Kitap içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: