Ah Şu Aldatma Denen Şey…



Geçen hafta tatildeydim. Özellikle sıcak, yazlık mekanlarda çiftlerin davranışlarını izlemek pek bir keyifli oluyor. Yanmış, sağlıklı görünen bedenler, alkol, gece hayatı, sereserpe kıyafetler derken herkes pek bir rahat, pek bir mutlu, pek bir hormonlu oluyor. Kim yeni sevgili olmuş, kimin gözü dışarıda, kim partnerinden bezmiş bence böyle ortamlarda gözlemlemek ve yorum yapmak kış ortamına göre çok daha kolay. Kalın kıyafetler sadece bedenlerimizi değil, niyetlerimizi ve ayıplarımızı da daha iyi örtüyor sanırım.

Gözlemleri yaparken, geçenlerde size de bahsettiğim Robin Dunbar’ın kitabındaki çok çarpıcı bölümü düşünmeden edemedim, dönüp tekrar okudum, burada da paylaşmak istiyorum; şu meşhur aldatma meselesi…
Konu derin, onlarca yıldır yazıyoruz çiziyoruz, temcit pilavı yapmayacağım ancak yeni bazı bulgular inanılmaz enteresan. Toplumlardaki genel kanı nedir? İnsan aslında tekeşlidir, doğada tekeşli olan bizim gibi bir çok namuslu(!) ve asil(!) hayvan vardır, arada kaçamak denen şey maalesef olabilir ama onu da genellikle erkekler yapar.
Şimdi gelin bu genel kanı duvarının her bir tuğlası nasıl boşta duruyor, inceleyelim:

İnanış: İnsan aslında tekeşlidir.
Gerçekler: Hayır, insan ne tam anlamıyla tekeşlidir, ne de çok eşlidir. Durum neyi gerektiriyorsa, o muhteşem adaptasyon yeteneğimizle gerekeni yapmayı biliriz. Erkekler genellikle çoğalmasını garanti altına almak için çok eşliliğe içgüdüsel olarak yönelebilir, kadınlar da birazdan değineceğimiz çeşitli nedenlerden dolayı rastgele çiftleşme ve çok eşli olma davranışı içinde olabilir.

İnanış: Doğada tekeşli olan bir çok hayvan vardır, bakınız bir çok kuş türü, kuğular, kurtlar.
Gerçekler: Son yıllarda yapılan gerçekçi ve daha kapsamlı araştırmalar göstermiştir ki ömrü boyunca tekeşli davranan hayvan hemen hemen yoktur. Hayatının bir döneminde, ya da sadece o çiftleşme mevsiminde tekeşli davranan bir hayvanın, sayıca daha çok, ya da daha nitelikli yavru üretme imkanını bulduğu anda tekeşliliği terkettiği görülmektedir.

İnanış: Genellikle erkekler aldatır.
Gerçekler: Dünyada, ortalama olarak dünyaya gelen çocukların %15’i resmi babanın çocukları değildir ve bu oldukça yüksek bir oran! Hayvanların çoğunun dişileri birçok erkekten sperm depolamak ve o anda hangisini kullanarak yavru üretmek çıkarlarına daha uygunsa bunu yapabilmek özelliğine sahiptir. Günün sonunda bir çeşit hayvan olan insan da kendi bağışıklık sistemini tamamlayıcı, daha sağlıklı gen havuzuna sahip bir erkekle karşılaştığında bu yeni baba adayına meyletme eğilimi gösterebilir. Kitapta içgüdüsel olarak kadınların ve kadının ailesinin yeni doğan bebeği genellikle babaya benzetme eğiliminde olmaları ile ilgili kısımlara ise bayıldım. Dunbar bizi bu konuda gözlem yapmaya çağırıyor ve diyor ki “kız tarafını gözleyin, genellikle daha ağzı yüzü bir tarafta olan ve kimseye benzemeyen bebeği babaya benzetme, babayı da buna ikna etme eğilimi içinde olduklarını göreceksiniz”. Aksi halde erkeğin yavruyu kabullenmesi ve bakımını sağlaması risk altına girer, bu da hem hayvanlar, hem insanlar alemi için istenmeyen bir durumdur.

Evrim biyolojisi, hayvanlarla benzerliklerimiz ve bazı davranışlarımızın evrimsel açıklamalarını anlamak için muhteşem bir kitap, şiddetle tavsiye ederim, bilimsel gerçeklerin arasına sıkıştırılan meşhur British sense of humour için bile okumaya değer. (bkz. Robin Dunbar, Şu Hayatta Kaç Arkadaş Lazım?) Uzun zamandır merak ettiğim, sadece erkekler aldatıyor, kadınlar hiç aldatmıyorsa ve dünyada üç aşağı beş yukarı bir nüfus dengesi varsa, tüm kadınlar da fahişe değilse, bu adamlar aldatma işini neyle ya da kimle yapıyor soruma da bilimsel bir cevap gelmiş oldu! Tabii bu durumda çıkan bir diğer sonuç, biz kadınların izimizi saklamak konusunda çok daha akıllı olduğumuz.

Konu tehlikeli, tavsiyem özellikle yeni doğum yapmış arkadaşlarınızın bebeğini sevmeye gittiğinizde fazla derine girmemeye ve bebeğin gözlerini veya gıdısını tıpkı babaya benzetmeye özen gösterin.

Veee Amerika’da bu konu reality show olmuş, millet çekirdeklerini çitlerken kim kimden çocuk yapmış keyifle izliyor. Modern bilim sağolsun, şüpheden kurtulmuş ve ihale kendisine kalmamış gencin sevinç dansını gelin birlikte izleyelim…

Reklamlar

aychaist hakkında

Born and lives in İstanbul, writes short stories and publishes them in Turkish literary journals. Blog is mainly about stories and books but covers other personal interests too.

Ağustos 4, 2012 tarihinde Kitap, İnsanlık Hali içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 1 Yorum.

  1. çok pis bir şey kimseye görmek nashib olmaması dileğiyle

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: