Ey Arkadaş Sayısı ile Övünen Zavallı Sosyal Medya Kullanıcısı!


Övünmeden önce bir daha düşün…Zira bilimsel bir dayanakla iddia ediyorum ki aslında senin şu hayatta 150’den 1 adet fazla dostun olamaz. Hatta muhtemelen bununla övünecek kadar zavallı bir karakterin 150 arkadaşı da olamaz ama ben ortalama sayıyı veriyorum.

Hem 150 benim değil, Robin Dunbar’ın rakamı ve bilimsel çevrelerde “Dunbar Sayısı” olarak kabul görüyor. Dunbar, ünlü bir antropolog ve evrimsel psikolojide dünyadaki sayılı isimden biri. Vantilatöre yapışık vaziyette NTV Yayınlarından çıkan “Şu Hayatta Kaç Arkadaş Lazım?” isimli kitabını pek bir keyifle okuyorum. Kitap, kadınların evrimsel sürecin sonucunda neden daha fazla renk görme yetisine sahip olduğundan tut da, beynin neokorteks bölgesinin büyüklüğü ile tek eşlilik arasındaki ilişkiye kadar bir sürü enteresan bilimsel makalenin derlemesi toplaması. Her bir makale ayrı bir blog yazısı olabilir ama kitaba başlığını da veren ve Dunbar Sayısını anlatan makale gerçekten insanın merakını gıdıklıyor.

Dunbar, ordudaki birimlerden tutun da ilkel kabilelerdeki etkin nüfusa kadar 150’nin nasıl sihirli bir sayı olduğunu anlatıyor. Bir çok kriter incelendiğinde görülmüş ki insanın gerçek anlamda yürütebileceği ilişki sayısı da yine 150. Bu 150 kişi, bir sabah metroda karşılaşsan yanına gidip “ya kaç zamandır görüşemiyorduk, nasılsın abi?” demek isteyeceğin kişi adedi ve kesinlikle ömrü hayatında bir kere gördüğün, selam verdiğin, yaşayıp ölmesi senin için farketmeyen insan kitlesini içermiyor. Hatta “duygudaşlık grubu” diye adlandırılan ve insanın çekirdek sosyal çevresini oluşturan bir grup insan var ki bunlar ancak 12-15 kişi. Yani, yarın ölseler senin de bileklerini kesmek isteyeceğin insan sayısı bu.

Bu makaleyi okur okumaz facebook’taki arkadaş sayısı konusunu düşündüm. Dunbar, espirili bir dille sosyal medyada 150’den fazla arkadaş bulunduran insanları “güvenilmez” olarak nitelemiş. Benim arkadaş sayım da bunun bir hayli üzerinde ancak bu 2007 yılından beri eklenen ve aslen iş arkadaşlarımı, tanıdıklarımı, akrabalarımı da içeren uzun bir liste ve yine de bir çok arkadaşımla kıyasladığımda çok yüksek bir rakamım yok. Facebook’un yeni moda olmaya başladığı günlerde, “piyasaya” düştükten 48 saat sonra 796 arkadaş sayısına ulaşmış “gençleri” hatırlıyorum. Aynı insanlar uzun süre “seninki kaç cm” zihniyeti ile kendi arkadaş listelerinin uzunluğunu diğer insanlarınkiyle kıyaslıyorlardı. Hala bu ilk kullanıcı modelleri kaldı mı, artık yetişkin mi oldular, benim gözüme mi daha az batıyorlar bilemiyorum ama o ilk günlerin mücadeleci ruhundan uzaklar gibi geliyor bana, şükürler olsun!

Eminim bahsettiğim kitabı ve makaleyi okusalar, sosyal modayı yakından takip eden bu zümre bu kez de arkadaş eksiltme ve “küçük ama seçkin davetli topluluğu” yaratma psikolojisine girebilirler! Son söz Dunbar’ın, videoda kendi rakamının anlamını kendi ağzından dinleyelim…

Nasıl bir bilgisayarın karmaşık işler yürütebilme kapasitesi, bellek ve işlemcisinin kapasitesiyle sınırlıysa, beynin de durmaksızın değişen sosyal çevre hakkındaki bilgiyi idare etme yetisi, neokorteksinin boyutuyla sınırlı olabilir- Robin Dunbar

Reklamlar

aychaist hakkında

Born and lives in İstanbul, writes short stories and publishes them in Turkish literary journals. Blog is mainly about stories and books but covers other personal interests too.

Temmuz 15, 2012 tarihinde Kitap, İnsanlık Hali içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 2 Yorum.

  1. Nursel Dursun

    Benim az neyse ki 🙂

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s