Denizler Altında 450 heykel…


Dev bir fırının içinde yaşadığımı hissettiğim bu günlerde, sürekli suyun altında olduğumu hayal ettiğimden olsa gerek sizinle muhteşem bir sanatçı ve onun harbi sıradışı işlerini paylaşmak istiyorum.

Kahramanımızın adı Jason de Caires Taylor, annesi Gineli, babası İngiliz, çocukluğunun büyük bir kısmını Malezyada’ki resifleri inceleyerek geçiriyor (bilye atmak, arsada top çevirmekle kıyaslayınca insan “ne enteresan çocukluklar var!” diyor). İngiltere’de heykeltraşlık eğitimi alıyor, aynı zamanda dalış hocası, su altı doğabilimcisi ve fotoğrafçısı gibi ünvanları da var.

2006 yılında ise dünyanın ilk su altı heykel parkını kuruyor! Batı Hint Adaları açıklarındaki bu park, National Geographic tarafından Dünyanın 25 Harikası’ndan biri olarak listeye alınmış, ben de bu muhteşem heykellerin fotoğraflarını ilk kez NG’de gördüm zaten. Fotoğraflara bir müddet baktığımda gerçeklik ve mekan duygum sekteye uğramıştı, sanki dergi sayfası karıştırmıyordum da, bizzat okyanusun dibine inmiş ve heykelleri yakından incelemiştim. Meksika, Cancun’daki 450 heykelden oluşan açıkhava müzesi (namı diğer MUSA) ise umarım ölmeden önce görmem gereken ve görmeyi becerdiğim 1000 yer listeme girer.

Taylor’un heykellerinin en büyük özelliği, denizin dibine yerleştirildikten sonra doğal hayatın bir parçası, dönüştürücüsü, hatta hayatın kendisi haline gelmeleri.Doğal yaşama zarar vermeyecek malzemelerin kullanıldığı heykeller, bir süre sonra balıkların ve diğer deniz canlılarının yaşam alanı halini alıyor.

Sitesine kesinlikle göz atın (www.underwatersculpture.com), heykellerin her biri sizi çok farklı duygulara gark edecek. İnsan çevreye ne yaptığımızı düşüyor, doğayı bu kadar hor kullanabilen ırkımızın içinden yine böylesine yaratıcı güzelliklerin çıkabilmesine şaşıyor, hatta bir nevi Sirenlerin etkisi ile suyun altına girip bir müddet orada, heykellerin arasında yaşamak istiyor! Bu heykellerin suya indirilmileri ise ciddi problem olabiliyor, konuyla ilgili bir çok belgesel var, o ebatta bir şeyi bozmadan deniz yüzeyine indirmek pek çocuk oyuncağı sayılmaz.

Deniz canlıları ile birleşip adeta tuhaf, melez bir ırk haline gelmiş Taylor heykelleri her an canlanacak ve koca koca gözlerini açıp bize bakacak gibi, değil mi? Hem çok güzel hem ürkütücü…

Reklamlar

aychaist hakkında

Born and lives in İstanbul, writes short stories and publishes them in Turkish literary journals. Blog is mainly about stories and books but covers other personal interests too.

Temmuz 11, 2012 tarihinde Sanat içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: