Zamansızca Kadın Olmak…



Hadi zamansız, mekansız, her çocuğa ve yetişkine acı verecek bir oyun oynayalım…Kendimizi bir kadının yerine koyalım. Yer İskenderiye, zaman İsa’dan önce 4.yy olsun. Kadın hem akıllı, hem eğitimli, hem meraklı, hem kendi yolunu çizen bir kadın olsun. Genel geçer biri olmasın, topluma ters düşsün, ayrıkotu olsun. Kendisine deli gibi aşık olan, onu kusursuz bir Tanrıça gibi gören erkeğin yüzüne adet kanına bulanmış mendilini fırlatan ve “ben buyum işte” diyen bir kadın olsun. Oyunumuzun adı “kadının sonunu tahmin etmek” olsun; oyun ve son, zamandan ve mekandan bağımsız olsun, kadınım diyen, insanım diyen, özgürlükçüyüm diyen kim varsa canını fena halde yaksın…

Hypatia, Matematikçi ve dillere destan İskenderiye Kütüphanesi’nin son bekçisi olan Theon Alexandricus’un kızı olarak dünyaya gelir. Atina ve İtalya’da eğitim görür, Platoncu olarak yetişir ve İsa’dan önce 400 yılında İskenderiye’deki Platon okulunun başına geçer. Öğrencilerine Aristo ve Platon’u, Matematik, Felsefe ve Astronomiyi öğretir, en büyük aşkı bilimdir, evlenmez. Öğrencileri arasında Hristiyanlar, Paganlar ve her türlü azınlık bulunur. Kendini anlamaya, görmeye, bilmeye adar, bu yolda birçok Tanrı’ya mı, tek bir Tanrı’ya mı inanırsın, Doğa’ya mı taparsın, bununla ilgilenmez, daha farklı bir temelde insanlarla bir araya gelmek ister. O yıllar aynı zamanda Roma İmparatorluğu’nda Hristiyanlığın yükselme yıllarıdır. Sarkaç diğer yöne kaymış, yazı tura olmuş ve Hristiyanlar paganlara eziyet eder hale gelmiştir. “İnançsızlığı” göze batar, farklı bir kadın olması rahatsız eder ve sonu ne olur tahmin edin?

Cevabı söylemeyeceğim, oyunun tadı kaçmasın ama zor bir oyun değil oynadığımız, tahmin etmekte zorlanmayacaksınız. İşin kötü tarafı saklambaç gibi, sek sek gibi zamansız bir oyun ne yazık ki. Aynı kadını alın, 2012 yılında fanatiklerin olduğu, insanlığın değil şekillerin ve şekilcilerin kıymetli olduğu bir coğrafyaya koyun, aynı sona ulaştığınızı göreceksiniz…

Tahmin edemedim ama sonu bilmek istiyorum diyorsanız size bir film ve bir kitap tavsiye ediyorum. İngiltere’de erkeklerin en çok evlenmek istediği kadın olan Rachel Weisz’ın Hypatia’yı canlandırdığı Agora filmi ve Michael Deakin imzalı “Hypatia, Mathematician and Martyr” kitabına göz atın. Sonrasında gelin, “az gittik uz gittik dere tepe düz gittik, bir arpa boyu yol gittik” tekerlemesini hep birlikte söyleyelim…

Reklamlar

aychaist hakkında

Born and lives in İstanbul, writes short stories and publishes them in Turkish literary journals. Blog is mainly about stories and books but covers other personal interests too.

Temmuz 7, 2012 tarihinde Kitap, Sinema/TV, İnsanlık Hali içinde yayınlandı ve , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: