Savaşta ve Kariyerde Her Şey Mübah……Mıdır?


On yıldan uzun bir süredir hayatımı plaza canlısı olarak sürdürdüğümden iyi bilirim; bakmayın siz o havalı giriş çıkışlara, siyah takımlı beylere, iğne topuklu hanımlara, ağzı büzerek verilen yapmacık selamlara ve güya medeni/profesyonel ortam çabalarına…Plaza dediğin bir nevi jungle, çalışanların çoğu da ortama adapte olmaya çalışan, bunun için de yeri geldiğinde doktordan, mühendisten, esnaftan çok farklı davranış modelleri sergileyebilen, enteresan bir canlı türüdür.

Farklı bir durumla karşılaştıysanız lütfen haber verin ancak ben bugüne kadar uzay mekiği fırlatılan, beyin nakli yapılan, evrimin kayıp halkalarının keşfedildiği bir plaza ortamı görmedim. Genellikle, deterjan satmak, çiklet pazarlamak, finansal tabloları allayıp pullayarak bilmem ne ülkesinde yaşayan teyzelerin elindeki hisse senetlerini değerlendirmeye çalışmak gibi “daha önemli” işler yapılır bizim oralarda. Bunun gereği olsa gerek, ortada dünyanın en önemli işini yapar ciddiyette, resmiyette ve sinir katsayısında dolanan bir çok amca ve teyzeye rastlamak mümkündür.

İşinin gereğini yapmak, aldığın maaşı haketmek, sorumlu bir çalışan/yönetici olmakla yukarıdaki saçmasapan davranış modeli arasında dağlar kadar fark olmasına rağmen, nedense olaya siyah beyaz mantığında bakılır; ya birisindir, ya öbürü.

Hali hazırda yeterince gergin olan bu hırslı plaza canlısı, bir de işler ters gittiğinde ya da kişisel beklentileri karşılanmadığında içine Alien kaçmış ucubeye dönüşür, gözler çakmak, dil çatal, dişler vampir kesilir. Yapabileceklerinin ucu oldukça açıktır ve genellikle maksimumda saçmalar. Kısa ve orta vadede ne yazık ki bu saçmalamalardan sonuç da alır. Ancak uzun vadede ya görüntüyü kurtaramaz olur, ya kırk yaşına geldiğinde yoga öğretmenine aşık olup domates yetiştirmek üzere Ege’ye yerleşir ya da kapının önüne konur ve hemen kendine bir “danışmanlık” kartı bastırır!

Pekiyi daha bu olgunluğa erişmemiş, vahşiliğinin ve saçmalamanın zirvesinde hırs küpü bir çalışan kariyeri için ne kadar çirkinleşebilir? Bununla ilgili çok keyifli, daha doğrusu ibret verici bir hikaye okudum. Daha önce bahsettiğim “Boston Noir” serisinden “Exit Interview” isimli öykü. Yazarı Lynne Heitman, kendisi hakkında detaylı bilgiyi sitesinden edinebilirsiniz www.lynneheitman.com

Öykü, üçüncü kez terfi beklentisi boşa çıkan ve bununla başa çıkamayan bir kariyer kadını ile ilgili. İşin tadını kaçırmak istemiyorum, detaya girmeyeceğim, katil uşakmış gibi spoiler atmayacağım, bulun, okuyun. Ancak metin, kısa hikaye olmasına rağmen insanların bu başarı/para/kendini ancak bu şekilde gerçekleştirme çarkına nasıl düştüğünü, beklentiler gerçekleşmeyince bu insanların dünyalarının nasıl parça pinçik hale geldiğini ve umut bağladığı tek şey yıkılan bir plaza/iş dünyası canlısının ne hallere düşebileceğinin muhteşem ve çok gerçekçi bir tasviri. Benim gibi bu ortama aşina biriyseniz, o hale düşmekle, “normal” kalabilmek arasında ne kadar ince bir çizgi olduğunu düşünmeden edemeyeceksiniz ve hikayenin bir noktasında kendinizi mutlaka karakterin yerine koyacaksınız. Plaza vahşisi doğulur mu, sonradan olunur mu? Bilmiyorum…Ama genetikle birlikte çevre faktörü burada da çok önemli.

Hikayeyi bitirdikten sonra “Yok artık!” diyebilirsiniz. Bundan önce, lütfen en son toplantıda bir rakam yüzünden damarları boynundan 3cm dışarı fırlayan adamı, terfi edemediği için plazanın çaycısını bile suçlayan kadını, ciddi ve başarılı görünmek için ağzını büzen, gülmemeye yeminli yöneticileri ve yirmialtı yaşında CEO olmayı bekleyen genç irisini gözünüzün önüne getirin. Olmaz olmaz demeyin, plaza dediğin makyajlanmış ormandır, nereden, ne zaman, ne çıkacağı belli olmaz!

Reklamlar

aychaist hakkında

Born and lives in İstanbul, writes short stories and publishes them in Turkish literary journals. Blog is mainly about stories and books but covers other personal interests too.

Temmuz 1, 2012 tarihinde Hayat, Kitap, İnsanlık Hali içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 3 Yorum.

  1. Ben galiba senin blogunun müptelası oluyorum. 🙂

  2. Nursel Dursun

    Bu nasil bir yetenek!…

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: