Wabi Sabi…Aslında basit.


Çiftliğini terkederek Buddha’ya danışmak için yollara düşen çiftçiyle ilgili bir hikaye vardır…

Buddha’nın huzuruna çıkan adamcağız, “İşimi seviyorum ancak geçen yaz öyle bir kuraklık oldu ki neredeyse hepimiz açlıktan öldük, bu yaz da öyle çok yağmur yağdı ki ekinlerim yine mahvoldu” der. Buddha tüm dikkatini adama vererek, devam etmesini ister.

“Çok iyi bir karım var, onunla severek evlendim” diye devam eder çiftçi. “Ama bazen beni o kadar çok sinirlendiriyor ki çıldıracak gibi oluyorum”. Buddha yine anlayışla başını sallar.

“Çok iyi yetiştirdiğim, pırlanta gibi çocuklarım var ama bazen beni dinlemiyorlar, bana hakettiğim saygıyı göstermiyorlar hissine kapılıyorum”.

Buddha büyük bir anlayışla dinlemeye devam eder, bizim çiftçi de problemlerini bir bir sayar, döker. Nihayet sözü bittiğinde, Buddha gözlerinin içine bakarak “Sana yardım edemem” diye mırıldanır.

Çiftçi hayret ve kızgınlık içinde kaşlarını kaldırır: “Sen nasıl aydınlanmış kişisin? Bu nasıl bir cevap?”

“Her insanın irili ufaklı 83 problemi vardır. Bunlarla ilgili sana yardım edemem ama 84. sorununla ilgili belki yardımcı olabilirim”

“Neymiş o 84.problem? ”

“Hiç problemin olmamasını dilemek”

…………………………………

Güzel bir hikaye. Özellikle bugün kendimi her şeyden şikayet ederken bulduğumda birden aklıma geldi. Yaz geldi, nem arttı, termometre sapıttı, trafik cozuttu, zaten de uykusuzum diye söylene söylene en başta kendi başımın etcağızlarını yedim yedim bitirdim. Sanki kendi kendimle hayata kusur bulma yarışına girmişim! En problemsiz insan ölü insan diyeceğim onu bile kurtlar kemiriyor, mezarına köpek işiyor…vs, bunun gerçekten sonu yok.

Bu minik hikayeyi okuduğum kitabın adı “Wabi Sabi Simple”, yazarı Richard R.Powell.

Sabi, Japon edebiyatında 12. ve 13. yy’ın sade ve sessiz şiirini tanımlamak için kullanılan bir sözcük. Kelime insanın aklına sonbaharı, sararmış yaprakları ve onların arasında karnını doyurmaya çalışan serçeleri getiriyor.

Wabi ise aslında fukaralık anlamında kullanılıyor ama olumlu bir tınısı var. Öyle bir fukaralık ki bu, basit ama mutlu bir şekilde yaşayan bir çiftçi ailesini anımsatıyor. Lüks eşyalar, arabalar, şımarıklık yok ama hastalık, keder, muhtaç olma hali de yok. Malda fakir, duyguda zengin, böyle şaşkın bir hali ifade ediyor.

İki sözcüğün evliliğinden ise, Wabi Sabi konsepti doğuyor. Yani basitle mutlu ol, hayatı basit yaşa ve her şeyden önce 84.probleminden kurtul diyor bize bu eski öğreti. Bu bir moda akımını, dekorasyon tarzını ya da saç kesimini temsil etmiyor şüphesiz. Bize söylediği şey çay kaşığının bardağa değip çıkardığı sesten, taze ekmek kokusundan, günün ilk ışığnda uçuşan tozun görüntüsünden, ham ahşap dokusundan huzur almak, mutlu olmak.

Özetle 3 prensibi var:

– Bir şekilde, bir güzellik yarat.

– Kusurlu olmanın tadına var.

– Derinlemesine yaşa.

Göründüğü kadar felsefik ya da havada kalan bir şey değil. Aslını isterseniz hergün bir şekilde, belli anlarda yapmayı başardığımız bir şey. Maksat frekansı ve süreyi uzatabilmekte. Detayları merak ediyor ve “Bir gıdım huzura hasretim, ey Buddha bana bir yol göster!” diyorsanız kitap şiddetle tavsiye edilir.

Benim gibi her sabah Boğaz köprüsünü geçme savaşı verenlerdenseniz, köprü çalışmaları bitmeden okuyun ve uygulamaya geçin derim, kimbilir belki bu çılgın koşturmada bile bir güzellik vardır…

Reklamlar

aychaist hakkında

Born and lives in İstanbul, writes short stories and publishes them in Turkish literary journals. Blog is mainly about stories and books but covers other personal interests too.

Haziran 21, 2012 tarihinde Hayat, Kitap, Relaxation içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 2 Yorum.

  1. Ayca selam,
    Artik aramizda telepatik bir seyler oldugundan emin olacagim:) Gecen gun karsilastim wabi sabi sozcuguyle ve internette arastirmaya basladim nedir, ne degildir diye ve simdi senin yazini gorunce inanamadim! Milyonlarca konu varken bunun denk gelmesi gercekten cok enteresan. Hayir konu da cok populer, herkesin konustugu bir konu degil ki wabi sabi!!!

  2. Gercekten enteresan Denizcim. Kesin bu durumun da uzakdogu felsefesinde bir adi vardir, haydi onu kesfedelim simdi:)

Yorumunuz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: